Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
bilgi küpü

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ders Notları Nedir

Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI
1940 YILINA KADAR TÜRK EDEBİYATI
* Bu dönem, ülkemizde tüm kurumlarda köklü
değişikliklerin olduğu, ulusalcı, uygarlıkçı bir
dönemdir.
* Teokratik devlet biçiminden, demokratik
devlet biçimine yöneliş, laiklik, hukuk
alanındaki değişiklikler, Latin alfabesine
geçiş, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih
Kurumunun kurulması, kalkınma ve eğitim
seferberliği. Ülkenin değişmekte olan yüzünü
göstermektedir. Bu durum edebiyatta da
yüzünü göstermiş, bir doku değişikliğine yol
açmıştır.
* Dilin özleşmesi hızlanmıştır. TDK’nin
kurulmasıyla bilimsel nitelik kazanmıştır.
* Cumhuriyet Dönemine kadar yazar ve
şairlerimiz büyük kentlerde yaşayan varlıklı
kişilerdi. Bu dönemde özellikle de Köy
Enstitülerinin kurulmasıyla toplumun her
kesiminden yazarlar yetişmeye başladı.
Böylece köylüyü ve halkı anlatan; halka
yönelmiş bir edebiyat oluşturulmuştur.
Memleket Edebiyatı geleneği oluşmuştur.
* Gerçekçi ve gözlemci anlatım dikkati çeker.
Duygusal yapaylıktan uzak, süs ve özentiden
uzaklaşılır. Gerçekler çıplak bir dille
çarpıtılmadan anlatmıştır.
* Tiyatro alanında önemli gelişmeler olmuştur.
* Dönemin ilk belirgin örneklerini Y.Kadri
Karaosmanoğlu vermiştir: Yaban (toplumdaki
aksaklıkları işleyen eleştirel tavır), Kiralık
Konak (üç ayrı kuşağı anlatmıştır), Hüküm
Gecesi, Bir Sürgün, Nur Baba.
* Açlık ve savaşlardan sonra toplum R.Nuri'nin
duygusal aşk romanı Çalıkuşu ile sarsıldı.
Kendisine yeni hedefler belirledi.
* Peyami Safa psikolojik çözümleme yolu ile
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Bir Tereddüdün
Romanı, Matmazel Noralya'nın Koltuğu adlı
eserleriyle karşımıza çıkar. Fatih Harbiye
Romanında ise Doğu-Batı çelişkisi anlatılır.
* Mithat Cemal Kuntay "Üç İstanbul" ile
tarihsel roman örneğini vermiştir.
* Gerçekçilik, 1930'da Sabahattin Ali ile
Türkiye' ye yerleşti. (Kuyucaklı Yusuf)
* S. Ali aile, kişi, olay, tarih, çevre, sorun,
düşünce ve duyguları ekonomik altyapıya ve
onun biçimlendirici etkisine bağlayarak
öyküyü ve romanı olgunlaştırmıştır.
*
Tanzimat’tan
sonra
ortaya
çıkan
alafrangalığa özenen gençlik ile eski nesil
çatışmaları eserlerde konu oldu. Eski
değerlerle- batılı anlayış çatıştı.
* Halk kültürüne önem verildi. Folklor
çalışmalarına hız verildi.
Memleketçi şiirin öncüleri:
❖ Ömer Bedreddin Uşaklı
❖ Ahmet Kutsi Tecer
❖ Ali Mümtaz Arolat
Vatanın kutsallığı- kahramanlık temalarını
işleyen şairler:
❖ Necmettin Halil Onan
❖ Halit Fahri Ozansoy
❖ Behçet Kemal Çağlar
❖ Orhan Şaik Gökyay
Diğer önemli Sairler:
❖ Necip Fazıl Kısakürek
❖ Ziya Osman Saba
❖ Ahmet Hamdi Tanpınar
❖ Nazım Hikmet
1940 ŞİİRİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ:
*
Genellikle
dörtlük
nazım
birimi
kullanılmıştır.
Kafiye örgüsünde çapraz ve sarma kafiyelerde
kullanıldı.
* Hece ölçüsü kullanıldı. Bunun yanında
serbest nazım iyice benimsenmiştir.
* Serbest nazım giderek artan şekilde
kullanıldı.
* Şiirler sade, anlaşılır, açık bir dille yazıldı.
BEŞ HECECİLER:
❖ Faruk Nafiz Çamlıbel
❖ Yusuf Ziya Ortaç
❖ Orhan Seyfi Orhon
❖ Halit Fahri Ozansoy
❖ Enis Behiç Koryürek
“Aruz sizin olsun hece bizimdir
Halkın söylediği Türkçe Bizimdir
Leyl sizin, şeb sizin, hece bizimdir.
Değildir bir mana üç ada muhtaç.
ZİYA GÖKALP
* Ziya Gökalp’ın yukarıdaki sanat adlı şiirini
kendilerine ilke benimsenmiş görünürler.
* Birinci Dünya Savaşı yıllarında devrin
yöneticileri
tarafından
ulusal
coşkuyu
yaratacak şiirler yazmaları için teşvik
edilmiştir.
* Mili edebiyat ilkesine bağlıdır.
* Anadolu halkının hayatını, sanat anlayışını,
kültürünü eserlerinde tema olarak seçtiler.
* Kahramanlık şiirleri yazdılar.
* Halk şiirinin nazım biçimlerini benimsediler.
* Yalın, sade, süssüz bir anlatımı
benimsediler. Halk dilini yönelişleri yer yer
basmakalıp söyleyişlere yol açtı.
* Halkın beğenilerini ve kültürünü eserlerinde
tema olarak seçtiler.
* Divan edebiyatı anlayışının kırılmasına yol
açtılar.
YEDİ MEŞALECİLER:
❖ Sabri Esat Siyavuşgil
❖ Ziya Osman Saba
❖ Yaşar Nabi Nayır
❖ Muammer Lütfü
❖ Vasfi Mahir Kocatürk
❖ Cevdet Kudret
❖ Kenan Hulisi Koray
* Milli edebiyat şairlerinin, özellikle de Beş
Hececilerin gerçekçilik ve içtencilikten uzak
şiirine tepki olarak, şiirde içtenliği savunan
yedi genç şairin oluşturduğu topluluğa “Yedi
Meşaleciler” denir.
* Canlılık, samimiyet ve daima yenilik gibi
ilkelerle yola çıktılar.
* 1928 yılında çıkardıkları Yedi Meşale
dergisinde
şiirlerini
ve
şiir
üstüne
düşüncelerini yayımlamışlardır.
* Hece ölçüsünü kullandılar
* Batı edebiyatını özellikle Fransız edebiyatını
kendilerine
örnek
alıp
izleyeceklerini
söylemelerine rağmen Beş Hececilerin izinden
gitmişlerdir.
* Fransız sembolistlerden etkilendiler.
1940 SONRASI TÜRK EDEBİYATI
* 1929 ekonomik bunalımı birçok ülkede
ekonomik bunalıma neden oldu. 1940’lı yıllara
gelinene kadar dünya ülkeleri çok güç günler
yaşadı. Derken 2. Dünya Savaşı başladı.
Sanatçılar savaş karşıtı yapıtlar verdiler. Bu
zorlu günler, yoksul Türkiye’yi de vurdu.
Sanatçılar yoksulluğu, ezilmişliği, barışı,
birdenbire zenginleşenleri, yoksul ile zengin
arasında yükselen ekonomik ve sosyal
uçurumu anlattılar yapıtlarında. Köy ve köylü,
Adana’daki pamuk tarlaları, gündelikçi işçiler,
varoşlarda oluşan yoksulluk,
fabrikalar,
fabrika işçileri, memurlar, devlet yönetiminde
görülen
aksaklıklar…
son
dönem
edebiyatçılarının en çok işledikleri konular
oldu.
Bu arada Cumhuriyet’in temel ilkeleri
doğrusunda da yapıtlar verilmeye devam
edildi.
* 1941 yılında tercüme bürosu kuruldu. Bu
sayede çok sayıda Doğu ve Batı klasiği dilimize
çevrildi.
Böylece dünya edebiyatı daha
yakından takip edilebildi. Bu durum da
etkileşimleri güçlendirdi. Artık Türk edebiyatı
da
dünya
edebiyatının
rüzgârına
kapılabilmektedir.
Çok
yönlü
olarak
gelişebilmektedir. Konular uçsuzlaşmaktadır.
* Bu dönemde dil, köyde köylünün dili,
kasabada kasaba dili, İstanbul’da İstanbul dili
yapıtların dili oldu.
* Deneme ve eleştiri türü gelişti. Nurullah
Ataç, Suut Kemal Yetkin, Ahmet Hamdi
Tanpınar, Mehmet Kaplan, Cemil Meriç önemli
adlardır.
1940 SONRASI ORTAYA ÇIKAN GRUPLAR
1. Garipçiler
2. Toplumcular
3. Köy gerçeklerini dile getirenler
4. Varoluşçular
5. Hisarcılar
6. İkinci Yeniler
7. Bağımsızlar
8. Maviciler
HİSAR GRUBU (1950)
❖ Mehmet Çınarlı
❖ İlhan Geçer
❖ Munis Faik Ozansoy
❖ Yahya Benekay
❖ Gültekin Samanoğlu
❖ Talat Sait Halman
* 1940 sonrasında Garip şiirine ilk tepki 1950
yılında çıkmaya başlayan Hisar dergisi
etrafında toplanan bir grup şair tarafından
ortaya konmuştur.
* Onlara göre başka ulusları taklit ederek
ulusal bir sanat oluşturulamaz.
* Yeni bir sanat oluşturmak için mutlaka
eskisini reddetmek gerekmez.
* Yenilik eskisinin içinden doğmalıdır.
* Sanat ideolojinin baskısı altında olmamalı,
belli bir dünya görüşünün propagandasını
yapmamalıdır.
* Şiirde öztürkçeci ve tasfiyeci olmamalıdır.
* Hisar şairlerini memleketçi şiirin takipçisi
görebiliriz. Geleneği reddeden Garip Akımına
ve ideolojik şiire yönelen N. Hikmet’e karşı
çıkmışlardır.
MAVİCİLER ( 1952- 1956 )
❖ Attila İLHAN
❖ Özdemir Nutku
❖ Yılmaz Gruda
❖ Ahmet Oktay
❖ Demirtaş Ceyhun
❖ Demir Özlü
❖ Ece Ayhan
❖ Tahsin Yücel
* 1952- 1956 yılları arasında ünlü şair Attila
İlhan’ın önderliğinde toplumcu gerçekçi
sanatçıların “Mavi” adlı dergide yazmaya
başlamalarıyla oluşan bir edebiyat akımıdır.
* Garipçilerin sanat anlayışına karşı çıktılar.
* Bu hareketi destekleyen şairlere “Maviciler”
denmiştir.
GARİP AKIMI - GARİPÇİLER – I. YENİ
❖ Orhan Veli Kanık
❖ Melih Cevdet Anday
❖ Oktay Rifat Horozcu
Garipçiler, şiirlerini; Garip adlı kitapta
yayımlamışlardır. Bu kitabın önsözünde şiir
hakkındaki düşüncelerini yayımlamışlardır.
Böylece şiire yeni bir bakış açısı getirmişler ve
şiirin etrafındaki duvarları yıkmıştır.
Garip Akımının şiir anlayışı:
* Ölçüyü ve uyağı önemsemeden serbestçe
yazmak,
* Şairanelikten uzak durmak, süslü sanatlı
söyleyişleri benimsememek,
* Şiiri gerçek yaşama, sokağa çıkarmak,
* Yapmacıksız bir söyleyişle günlük yaşamın
içinde halktan insanları yakalamak,
* Her sıradan insanları ve en basit konuları
şiire konu edinebilmek,
* Halk deyişlerinden yararlanıp, halkın dilini
kullanmak,
* Toplumda görülen aksaklıkları, yer yer
toplumsal yergilere başvurmak
İKİNCİ YENİ AKIMI: 1950-1955
❖ Cemal Süreyya
❖ İlhan Berk
❖ Edip Cansever
❖ Ece Ayhan
❖ Turgut Uyar
❖ Sezai Karakoç
❖ Ülkü Tamer
* I. Yeni’ye tepki olarak ortaya çıkmışlardır.
* İnsanın bilinçaltına inerler,
* Doğayı, insanı ve gözlemlediklerini
kendilerine özgü bir anlayışla verirler.
* Garipçilerden Oktay Rifat ve Melih Cevdet
de daha sonra II. Yeni’ye katılmışlardır.
İlkeleri:
* Şiirde öykücü anlatım yolu terk edilmelidir,
* Anlatım kapalı ve soyut olmalıdır,
* Söyleyiş anlamdan daha önemlidir,
* Şiir konuşma dilinden uzak, özgün, mantık
dokusundan arındırılmış olmalıdır,
* Şiir toplumsal sorunlara çözüm bulma aracı
olmalıdır.
* Şiirin amacı toplumu eğitmek değildir,
* Şiirde ahenk; ölçü ve uyak ile değil musiki ve
anlatım zenginliğiyle sağlanmalıdır.
CUMHURİYET DÖNEMİ SANATÇILARI
FARUK NAFIZ ÇAMLIBEL (1898-1973)
* Cumhuriyet dönemi şairlerimizdendir.
* Şiir yaşamına aruzla şiir yazarak başlayan
Çamlıbel, daha sonra Beş Hececiler şiir
grubunda yer aldı.
* “Sanat” adlı şiiri memleketçi şiirin ilk
örneği sayılır.
* Eserlerinde Anadolu, Anadolu’nun halkı,
yoksulluğu, kültürü gözlemci bir tavır içinde
anlatılmıştır.
*
Ünlü “Han Duvarları”şiiri Çamlıbel’in
Anadolu’ya yönelişini anlatır. Şair bu yapıtta
Anadolu’nun folklorik dokusunu incelemiş ve
yansıtmıştır.
*
“Dinle Neyden” adlı yapıtında Beş
Hececilerin eğilimlerini anlatır.
Yapıtları:
Şiir:
➢ Han Duvarları
➢ Dinle Neyden
➢ Gönülden Gönüle
➢ Çoban Çeşmesi
➢ Bir Ömür Böyle Geçti
➢ Akıncı Türküleri
Oyun:
➢ Canavar
➢ Akın
➢ Yayla Kartalı
Roman:
➢ Yıldız Yağmuru
AHMET KUTSİ TECER (1901-1967)
“ Orda bir köy var uzakta
O köy bizim köyümüzdür
Gitmesek de görmesek de
O köy bizim köyümüzdür.”
* Kendisi felsefecidir. Ama edebiyat
öğretmenliği yaptı.
* Halk kültürünün öğelerini (türkü, masal…)
derledi. Âşık Veysel’i Türkiye’ye tanıttı.
* Halk kültürüne geniş yer vermiştir. “Köşe
Başı” Adlı yapıtını ortaoyunu tekniklerinden
faydalanarak yazmıştır. “Koçyiğit Köroğlu”
yapıtı bir tür folklor araştırması niteliği taşır.
* Hece ölçüsüyle şiir yazma geleneğinin içinde
yeni biçimler arayan bir şairdir. 5 Hececiler
gurubuna katılmadan aynı dönemde hece ile
şiirler yazmıştır.
* Şiirinde halk yazını öğeleriyle batı
tekniklerini birleştirme çabası görülür.
* Duygusal yönü ağır basan memleket şiirlerini
içtenlikle ve ince bir söyleyiş güzelliği ile
yazmıştır.
* Dergâh, Varlık, Oluş dergilerinde yazılar
yazmıştır.
Yapıtları:
Şiirler:
➢ Şiirler
Oyunları:
➢ Köşe Başı,
➢ Bir Pazar Günü,
➢ Satılık Ev
➢ Koçyiğit Köroğlu (Manzum Piyes)
NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905- 1983)
* Gençlik yıllarında yazdığı şiirlerde ülke
şiirinin konu arayışı gözümüze çarpar.
* Daha sonra bunalım çizgisine yükseldiği
anlaşılan bireysel sıkıntı ve patlamalarını
anlatır. Bireysel ruh hallerinin, kendisi içinde
dışa açılmaları olarak nitelendirilebilecek
şiirler yazmıştır. Bu dönemde işlediği en
belirgin tema ölüm temasıdır.
* Şiirinin ilerleyen dönemlerinde gizemcilik
(mitsizim) ön plana çıkar.
* Din ve tasavvuf konuları ile de ilgilenmiş,
olgunluk döneminde verdiği eserlerinde bu
kimliğini ortaya koymuştur.
* Tarih, medeniyet, batılılaşma, politika yazın
konularını oluşturmaktadır.
* Şiirlerinde yalnızlık, sevgi, ayrılık, özlemdin,
Tanrı sevgisi gibi temalar ağır basar.
* Şiirlerinde temiz ve berrak bir Türkçe
kullanmıştır.
Yapıtları:
Şiirler:
➢ Kaldırımlar,
➢ Sonsuzluk Kervanı
➢ Ben ve Öteki
➢ Örümcek Ağı
➢ Çile.
Oyunları:
➢ Tohum ve Toprak
➢ Bir Adam Yaratmak
➢ Para
İnceleme:
➢ Namık Kemal
➢ Ulu Hakan İkinci Abdülhamit Han
Bütün Eserleri:
➢ Büyük Doğu
MEMDUH ŞEVKET ESENDAL (1883-1952)
* Öykücülüğü ile edebiyatımızda yer etmiştir.
* Öykü türünün, durum öyküsü (olaysız öykü)
türünde eserler vermiştir. Bu öykü türünü
geliştiren de Esendal’dır. (Olay öyküsüne
Çehov Tarzı Öyküler denir.)
* Öykülerinde insanlar günlük yaşamlarının
olağan ilişkileri içinde çıkar karşımıza.
* Hangi sınıftan olursalar olsunlar bireylerin
belirgin özellikleri, çarpıcı yanları öykünün
havasına hâkimdir.
* Silik, sıradan insanları konu edinir. Kişileri
tarafsız bir gözlemci olarak ele alır.
* Kahramanlarını kısa cümlelerle tanıtır.
Betimlemeleri pek kullanmaz.
* Konuları: Acıma, sevgi, yozlaşma, yönetici
ve aydınların halk sorunlarına bakışı, aile,
evlilik gibi konuları işlemiştir.
* Dili: Ayrıntılardan temizlenmiş, arı bir dil.
Zaman zaman okurla sohbet edermiş gibi
araya girer.
Yapıtları:
Roman:
➢ Ayaşlı ve Kiracıları
Öyküleri:
➢ Otlakçı
➢ Mendil Altında
➢ Ev Ona Yakıştı
REŞAT NURİ GÜNTEKİN (1889-1956)
* Babası doktor olduğundan Anadolu’nun
çeşitli kasabalarında büyümüştür. Bu nedenle
Anadolu’yu yapıtlarında başarıyla anlatmıştır.
Bir dekor olarak kullanmıştır.
* Kahramanlarını çevresiyle birlikte başarılı
bir gözlemle verir. Kahramanlarını içinde
bulundukları çevreyle olgunlaştırır.
Kahramanlarından
birçoğu
gerçek
kahramanlardır.
Tanıdığı,
gözlemlediği
kişilerdir anlattıkları. Memurların yaşamları ve
yaşadıkları da işlediği diğer kahramanlardır.
Bu
kahramanları
realist
bir
şekilde
anlatmıştır.
* Yapıtlarının bir bölümünde Cumhuriyet
rejiminin getirdiği idealleri işlemiştir.
* Onun yapıtlarında Anadolu halkı, halkın
değer yargıları, cahilliği, eğitim anlayışı ile
olması gereken Cumhuriyet rejiminin laik,
çağdaş eğitim anlayışı bakışıyla eleştirel ve
eğitimci bir bakış açısıyla işlenmiştir.
* Nesil çatışmaları, doğu-batı ikileminde
kimlik bunalımı arayan İstanbul halkı işlediği
diğer konulardandır.
* Dili akıcıdır. İnsanları doğal halleriyle
konuşma dilini kullanarak vermiştir.
* Roman kurgusu sağlamdır.
Yapıtları:
Öyküleri:
➢ Tanrı Misafiri
➢ Sönmüş Yıldızlar
Romanları:
➢ Çalıkuşu
➢ Damga
➢ Dudaktan Kalbe
➢ Akşam Güneşi
➢ Yeşil Gece
➢ Yaprak Dökümü
➢ Miskinler Tekkesi
➢ Kan Davası
➢ Kızılcık Dalları
➢ Değirmen
Anı:
➢ Anadolu Notları
Oyun:
➢ Hülleci
ZEKİ ÖMER DEFNE (1903-1992)
* Kendine özgü şiir anlayışı ile halk şiiri
arasında bir köprü kurar.
* Halk şiiri ve halk söyleyişinden etkilenir.
* Günlük olaylardan uzak bir dünyanın
güzelliklerini anlatır.
* Bazı illerimize güzellemeler yazmıştır.
* Halk şiirinde yer alan motifleri kullanmıştır.
Yapıtları:
➢ Denizden Çalınmış Ülke (1971)
➢ Sessiz Nehir (1985)
➢ Kardelenler (1988)
AHMET MUHİP DIRANAS (1909-1980)
* Sembolizm etkisinde kalmıştır.
* Şiirlerinde biçim ve uyum önemli iki ilkedir.
Bu nedenle ölçüye ve uyağa önem vermiştir.
* Oyunlarında düşle gerçeği, bugünle geçmişi
birlikte almıştır.
* Toplumsal konulardan, günün sorunlarından
çok, duyguların sonsuzluğuna yönelmiştir.
* Fahriye Abla ve Seranad en ünlü şiirleridir.
Yapıtları:
Şiir:
➢ Şiirler
Yazılar:
➢ O Böyle İstemezdi.
Oyunları:
➢ Gölgeler
➢ Çıkmaz Oyun
ORHAN VELİ KANIK (1914-1950)
* Arkadaşları Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile
birlikte Garip Akımını başlatır.
* Ona göre “Her şey şiirin konusu olabilir.”
* Gündelik yaşamı. Doğal bir anlatımla, esprili
bir dille anlatmıştır.
Yapıtları:
Şiirleri:
➢ Garip
➢ Vazgeçemediğim
➢ Yenisi
➢ Karşı
➢ Bütün Şiirleri
Düz Yazıları - Çevirileri:
➢ La Fontaine’nin masallarını nazım
türünde çevirdi.
➢ Nasreddin
Hoca
fıkralarından
bazılarını nazma çevirmiştir.
➢ Bütün Yazıları 1,2
➢ Çeviri şiirler
BEHÇET NECATİGİL (1916-1979)
* Şiirini açık ve anlaşılır yazmaya özen
göstermiştir.
* Kendisine özgü bir şiir dili kullanmıştır.
* Zengin bir sözcük hazinesi vardır.
* Divan edebiyatının ve halk edebiyatının
yöntemlerini çok iyi tanıdığı için bu
edebiyatlardan da yararlanmıştır.
*
Yapıtlarında
büyük
kent
insanının
kaygılarını, sevgi, aşk, yalnızlık gibi lirik
konuları işlemiştir. Toplum ve toplumun
yaşadığı sorunlar onun şiirinde ifade
bulmuştur. Ayrıca sıradan bir insanın
duygularını, yaşamını şiirinde anlatmıştır.
* Batı dillerinden dilimize birçok yapıt
çevirmiştir.
Yapıtları:
Şiirleri:
➢ Kapalı Çarşı
➢ Evler
➢ Eski Toprak
➢ Arada
➢ Kareler
➢ Aklar
➢ İki Başına Yürümek
Tiyatro:
➢ Yıldızlara Bakmak
➢ Gece Aşevi
➢ Üç Turnalar
İnceleme:
➢ Küçük Mitoloji Sözlüğü
➢ Edebiyatımızda Eserler sözlüğü
➢ Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü
ATTİLÂ İLHAN (1925-2005)
* Mavi Dergisinde yazdığı şiirlerle II. Yeni
şiirinin toplumla ilgilenmeyen bazı şairlerinin
bu yanına karşı çıktı.
* Şiirin gösterişli imgelerden oluşamayacağını
belirtti.
* II. Yeni şiirini toplumcu gerçekçi olmamakla
suçladı. Anlaşılmaz imgelerle şiir yazmalarını
eleştirdi.
* İlhan’ın şiirleri liriktir.
* Şiirlerinde derin bir hayal örgüsü vardır.
* Şiirlerinde toplumsal olaylar destansı bir
nitelikte işlenir.
* Kişisel ve toplumsal ana duyguları imge
zenginliği içinde ve değişik müzikler yaratarak
verir.
* Şiirlerinde barış, özgürlük, adalet, halkçılık,
insan sevgisi, gelecek umudu gibi toplumsak
konuları işlediği gibi; bunalım, yalnızlık, aşk,
umutsuzluk, ölüm… gibi bireysel konuları da
işlemiştir.
* İlk şiirlerinde Divan edebiyatının ve halk
edebiyatının ses ve biçim özelliklerinden
yararlandığı görülür.
Yapıtları:
Şiirleri:
➢ Duvar
➢ Sisler Bulvarı
➢ Yağmur Kaçağı
➢ Ben Sana Mecburum
➢ Belâ Çiçeği
➢ Yasak Sevişmek
➢ Böyle Bir Sevmek
➢ Elde Var Hüzün
➢ Korkunun Krallığı
Romanları:
➢ Sokaktaki Adam
➢ Kurtlar Sofrası
➢ Bıçağın Ucu
➢ Sırtlan Payı
➢ Yaraya Tuz Basmak
➢ Fena Halde Leman
➢ Dersaadette Sabah Ezanları
➢ Karanlıkta Biz
Gezi:
➢ Abbas Yolcu
➢ Batı’nın Deli Gömleği
Deneme ve Anı:
➢ Hangi Batı
➢ Hangi Atatürk
➢ İkinci Yeni Savaşı
➢ Sağım Solum Sobe
➢ Hangi Edebiyat
➢ Hangi Küreselleşme
➢ Aydınlar Savaşı
➢ Hangi Laiklik
➢ Ulusal Kültür Savaşı
➢ Senaryoları:
➢ Kartallar Yüksek Uçar
➢ Yarın Artık Bugündür
➢ Yıldızlar Gece Büyür
CAHİT SITKI TARANCI (1910-1956)
* Necip Fazıl’ın şiirinden ve temalarından
etkilenir. Ölüm onda bazen varmak istediği bir
sonuç, bazense bir korku olarak belirir. Genel
olarak ölümden korkar.
* Yaşama güzelliği içinde ölümlü olma
bilincine varan, bunun acısını çekerek ölüm ve
yalnızlık duygusunu dile getiren bir şairdir.
Yurt sevgisi ve yaşama bağlılık konularını
işlemiştir.
* Garip Akımının etkisinde kalıp yaşamın
günlük akışını şiire getirir.
* Hatta Rifat Ilgaz’dan etkilenip ironik şiirler
bile yazar.
* Baudler’in etkisinde kalıp, sembolist şiirin
seçkin örneklerini verir.
* Hececi şiir geleneğini sürdürür. Ayrıca
serbest ölçü ile de şiirler yazar.
* Arı, duru bir dili; akıcı bir söyleyişi vardır.
Yapıtları:
Şiirler:
➢ Ömrümde Sukut
➢ Otuz Beş Yaş
➢ Düşten Güzel
➢ Sonrası
Mektup:
➢ Ziya’ya Mektuplar
HALDUN TANER (1916-1986)
* Yüksek bir gözlem gücü vardır.
* Toplumsal sorunları, yaşam gerçekliğini,
sıradan insanı eserlerinde yaşatmıştır.
* Yüksek bir gözlem gücü vardır. Kevser Hanım
tiplemesi onun yüksek gözlem gücünün
ürünüdür.
* Eselerinden toplumsal sorunları anlatırken
güldürür, güldürürken de düşündürür.
* Sanat yaşamımızı epik tiyatroyla buluşturur.
* Son zamanlarda kendini tiyatroya verir.
Tiyatro tarihimizdeki yerini alır.
Yapıtları:
Öyküleri:
➢ Yaşasın Demokrasi
➢ Tuş
➢ Şişhaneye Yağmur Yağıyordu
➢ On ikiye Bir Var
➢ Konçinolar
Oyunları:
➢ Günün Adamı
➢ Keşanlı Ali Destanı
➢ Lütfen Dokunmayınız
➢ Sersem Kocanın Kurnaz Karısı
Fıkraları:
➢ Deve Kuşuna Mektuplar
Sözlük:
➢ Tiyatro Terimleri Sözlüğü
Portreler:
➢ Ölür ise Ten Ölür Canlar Ölesi Değil
Söyleşi:
➢ Hak Dostum Diye Başlayım Söze.
ORHAN KEMAL (1924-1970)
* Toplumsal gerçekçi anlayışla öykü ve
romanlar yazmıştır.
* Halkın dilini onların söyleyişleriyle kullanır.
Canlı, yalın bir anlatımı vardır.
* Karşılıklı konuşma tekniğini başarıyla
kullanır.
* Yüzünü topluma dönmüş, toplumda sesini
duyuramayan yoksulların sesi olmuştur.
* İşlediği konuları şöyle sıralayabiliriz:
Adana’daki pamuk işçilerini, köyden kente göç
eden insanların yaşamını, aile ve toplum
ilişkilerini,
yaşam
savaşlarını,
fabrika
işçilerini, bu işçilerin patronları tarafından
sömürülmesini, varoşlardaki yaşam koşullarını,
aşklarını; yoksul çocukların dünyalarını…
* “Murtaza” ve “Cemile” en ünlü
romanlarıdır.
Yapıtları:
Romanları:
➢ Baba Evi
➢ Avare Yıllar
➢ Murtaza
➢ Vukuat Var
➢ Hanımın Çiftliği
➢ Kanlı Topraklar
➢ Kaçak
➢ Bereketli Topraklar Üzerinde
➢ Eskici ve Oğulları
➢ Devlet Kuşu
➢ Gurbet Kuşları
➢ Bir Filiz Vardı
➢ Evlerden Biri
➢ Suçlu
➢ Müfettişler Müfettişi
➢ Üç Kağıtçı
➢ Yalancı Dünya
➢ Öyküleri:
➢ Ekmek Kavgası
➢ Sarhoşlar
➢ Çamaşırcının Kızı
➢ Grev
➢ 72.Koğuş
Anıları:
➢ Nazım Hikmet’le Üç Buçuk Yıl
➢ İstanbul’dan Çizgiler
SAİT FAİK ABASIYANIK (1906-1954)
“Bir insanı sevmekle başlayacak her şey.
Dünyayı güzellik kurtaracak.”
* Adapazarılı bir zengin çocuğudur. Bu
nedenle para harcamanın her yolunu bilir. Bu
bildiklerini öyküleştirir. Öykü yazmak dışında
hiçbir iş yapmaz. Para kazandığı tek iş de
budur.(Mirasını saymazsak tabii)
*İlk öyküleri sonları çarpıcı sonlarla biten
öykülerden kuruludur.
* Daha sonra durum öyküleri yazdı. Konu ve
olaydan çok şiire ve etkiye önem verdi.
Modern öykücülüğümüzün (durum öykücülüğü)
kurucusudur.
* İstanbul’un varoşlarında, arka sokaklarda,
balıkçı kasabalarında, sıradan insanların
yaşamlarında gördü öyküyü. İşçiler, memurlar,
öğrenciler…
Özellikle
denizi,
balıkçı
kasabalarını, balıkçıları, balıkları anlattı
öykülerinde İstanbul’da kaçtıkça. Burgaz
Adasına sığındı, orada yaşadı. Dahası kırlara
çıktı, doğayı koklattı öykülerinde.
* Gözlemlerin, durumların, iç durumların
anlatıcısıdır.
* Kalemini güzellikleri göstermekte, aramakta
kullandı.
* Öykülerinde bilinç akışından yararlandı.
* Gerçeküstücü yöntemleri denedi
* Dili yer yer anlatım bozukluklarıyla
zedelense de şiir tadında akıcı bir dili vardır.
Yapıtları:
Öyküleri:
➢ Semaver
➢ Sarnıç
➢ Şahmerdan
➢ Lüzumsuz Adam
➢ Mahalle Kahvesi
➢ Havada Bulut
➢ Kumpanya
➢ Havuz Başı
➢ Alamdağda Var Bir Yılan
➢ Az şekerli
➢ Tüneldeki Çocuk
Romanları:
➢ Medar-ı Maişet Motoru (Bir Takım
İnsanlar)
➢ Kayıp Aranıyor
Şiirleri:
➢ Şimdi Sevişme Vakti
PEYAMİ SAFA (1899-1973)
* Psikolojik roman türünde önemli bir addır.
* Küçük yaşta annesiz babasız kalmış, kendini
kalemiyle geçindirmiştir.
* Fıkra, makale, öykü ve roman birçok eser
veren sanatçı daha çok romanlarıyla
tanınmıştır.
* Roman tekniği gelişmiştir, anlatımı güçlüdür.
Edebiyat, felsefe, tıp, tarih, hukuk, resim,
sosyoloji, psikoloji… türlerinde çok geniş bir
kültüre sahiptir.
* Sanat kaygısıyla yazdığı yapıtlarda Peyami
Safa adını, geçim kaygısıyla yazdıklarında
Server Bedii adını kullanmıştır.
Yapıtları:
Roman:
➢ Sözde Kızlar
➢ Şimşek
➢ Bir Akşamdı
➢ Canan
➢ 9. Hariciye Koğuşu
➢ Fatih-Harbiyye
➢ Bir Tereddün romanı
➢ Matmazel Noralya’nın Koltuğu
➢ Yalnızız
➢ Biz İnsanlar
NECATİ CUMALI (1921-2001)
* Önce şiirleriyle ün kazanmış, ardından öykü,
roman, tiyatro türlerinde yapıtlar vermiştir.
* Şiirlerinde yaşama sevinci, aşk, sevgi…
temalarını
işleyen
sanatçı
öykü
ve
romanlarında Anadolu halkının sorunlarına
eğilir.
* Süssüz, mecazsız, iç ve dış gözlemleri
başarıyla yansıtan bir anlatımı vardır.
* Nalınlar oyununu, geleneksel baskılar sonuca
evlenemeyen gençler kız kaçırma yoluna
girmiştir.
Yapıtları:
Şiirleri:
➢ Kızılçullu Yolu,
➢ Harbe Gidenin Şarkıları,
➢ Mayıs Ayı Notları,
➢ Güzel Aydınlık,
➢ Denizin İlk Yükselişi (İlk üç kitabı ve
yeni şiirleri),
➢ İmbatla Gelen,
➢ Güneş Çizgisi,
➢ Yağmurlu Deniz (Son iki kitabı ile yeni
şiirler),
➢ Başaklar Gebe,
➢ Ceylan Ağıdı,
➢ Aç Güneş,
➢ Bozkırda Bir Atlı,
➢ Yarasın Beyler.
➢ Hikâye
➢ Yalnız Kadın,
➢ Değişik Gözle,
➢ Susuz Yaz, (Kitaba adını veren ilk öykü
Metin Erksan tarafından 1963'de beyaz
perdeye aktarılmış ve büyük başarı
kazanmıştır, ayrıca oyunlaştırılarak
İstanbul Şehir Tiyatroları'nda sahneye
konulmuştur
➢ Ay Büyürken Uyuyamam,
➢ Viran Dağlar: Makedonya 1900,
➢ Kente İnen Kaplanlar.
Roman
➢ Tütün Zamanı (Zeliş adıyla 1971),
➢ Yağmurlar ve Topraklar,
➢ Acı Tütün,
➢ Aşk da Gezer,
➢ Susuz Yaz.
Oyun
➢ Mine,
➢ Oyunlar I (Boş Beşik, Ezik Otlar, Vur
Emri),
➢ Oyunlar II (Susuz Yaz, Tehlikeli
Güvercin, Yeni Çıkan Şarkılar),
➢ Oyunlar
III
(Nalınlar,
Masallar,
Kaynana Ciğeri),
➢ Oyunlar IV (Derya Gülü, Aşk Duvarı,
Zorla İspanyol),
➢ Oyunlar V (Gömü, Bakanı Bekliyoruz,
Kristof Kolomb'un Yumurtası),
➢ Oyunlar VI (Mine, Yürüyen Geceyi
Dinle, İş Karar Vermekte, Yaralı
Geyik).
Deneme
➢ 1971 Niçin Aşk,
➢ 1976 Senin İçin Ey Demokrasi,
➢ 1982 Etiler Mektupları.
AHMET HAMDİ TANPINAR(1901-1962)
* Gençlik yıllarında Yahya Kemal ve Ahmet
Haşim'in talebesi ve dostu olmuş, Batı
edebiyatından Paul Valery ile Marcel Proust'u
kendisine üstat olarak seçmiştir. Bu yazarlar
edebiyatta güzellik ve mükemmeliyete ön
planda yer verirler. Onlara göre edebiyat,
tıpkı resim ve musiki gibi "güzel sanat"tır.
Onlardan farkı, boya ve ses yerine, insanı ve
hayatı anlatmada bu iki vasıtadan çok daha
zengin olan dili kullanmasıdır.
* Tanpınar şiiri hayatının en büyük ihtirası
haline getirmiş, fakat asıl kabiliyetini şiir
estetiğine göre yazdığı mensur eserlerde
göstermiştir. İlk şiiri 1920’ de yayımlanmıştı.
Geniş okuyucu kitlesi onu umumiyetle lise
kitaplarına ve antolojilere giren "Bursa'da
Zaman" şiiri ile tanır. Altmış kadar şiirinden
ancak otuz yedisi ile tek şiir kitabını ölümüne
yakın çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri
adıyla genişletilmiş olarak 1976). Şiirlerinde
bir imaj ve müzik kaygısı taşıdığı, hikâye ve
romanlarında da, başta zaten tema’sı olmak
üzere, psikolojik anları, bilinçaltını aradığı,
yansıttığı görülür.
* Çeşitli baskıları olan eserleri Dergâh
Yayınları’nda toplanmaktadır. Enis Batur,
1992 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar’dan
“Seçmeler” adlı bir kitap hazırladı. Yazar ile
ilgili yayınlanmış en son eser 2007 yılının
sonunda
çıkan
"Günlüklerin
Işığında
Tanpınar'la Başbaşa"dır. Eser Tanpınar'ın 1953
yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında
vefatına
kadar
tuttuğu
notlardan
oluşmaktadır.
Yapıtları:
Şiir
➢ Şiirler
Öykü
➢ Abdullah Efendinin Rüyaları
➢ Yaz Yağmuru,
➢ Hikâyeler,
Roman
➢ Huzur, 1949;
➢ Saatleri Ayarlama Enstitüsü,
➢ Sahnenin Dışındakiler,
➢ Mahur Beste,
➢ Aydaki Kadın
Deneme
➢ Beş Şehir, 1946;
➢ Yahya Kemal,
➢ Edebiyat Üzerine Makaleler, (1969)
➢ Yaşadığım Gibi,
Monografi
➢ XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi
KEMAL TAHİR (1910-1973)
* İstanbul’a döndükten sonra bir süre İzmir
Ticaret gazetesinin İstanbul temsilciliğini
görevinde bulundu. "Körduman", "Bedri Eser",
"Samim Aşkın", "F. M. İkinci", "Nurettin
Demir", "Ali Gıcırlı" gibi takma isimlerle
gazetelere tefrika aşk ve macera romanları,
senaryolar yazdı. Fransızca çeviriler yaptı. 6-7
Eylül olayları sırasında tekrar gözaltına alındı.
Harbiye Cezaevi’nde 6 ay yattı. Çıktıktan
sonra 14 ay kadar Aziz Nesin'le birlikte
kurdukları
Düşün
Yayınevi’ni
yönetti.
Edebiyata şiirle başladı. İlk şiirleri 1931'de
"İçtihad" dergisinde yayınlandı. Yeni Kültür,
arkadaşlarıyla birlikte kurdukları "Geçit", Var,
Ses dergilerinde şiirleri çıktı. İlk önemli eseri
olan 4 bölümlük "Göl İnsanları" uzun öyküsü
Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı,
1955'te basıldı. Yine 1955'te basılan
"Sağırdere"
romanıyla
adını
duyurdu.
İstanbul'u bir çerçeve gibi alıp Türklerin
Osmanlılıktan Cumhuriyet'e geçişini incelediği
"şehir romanları" dizisinin ilk kitabı "Esir
Şehrin İnsanları" 1956'da yayınlandı. Bu
kitapta Mütareke dönemi İstanbul'unu anlattı.
Dizinin diğer kitabı olan "Esir Şehrin Mahpusu"
1961'de, "Hür Şehrin İnsanları" 1976'da basıldı.
* İlk kitaplarında daha çok köy ve köylü
sorunlarına eğildi. Daha sonra Türk tarihinin
ve özellikle yakın tarihin olaylarını ele aldı.
"Devlet Ana"da, kuruluş sürecindeki Osmanlı
toplumu ve yönetim sistemini,
"Kurt Kanunu"nda Atatürk'e karşı düzenlenmek
istenen İzmir suikastını,
"Rahmet Yolları Kesti" ve "Yedi Çınar
Yaylası"nda ağalık kurumu ve eşkıyalık
olgusunu inceledi.
"Yorgun Savaşçı"da Anadolu'daki başsız,
öndersiz ulusal güçlerin birleşip Ulusal
Kurtuluş Savaşı'na başlamasına kadar geçen
dönemi anlattı.
"Bozkırdaki Çekirdek"te de köy enstitüleri
üzerinde durdu,
* Osmanlı-Türk toplumunun kendi kültürel ve
sosyal yapısından kaynaklanan çok daha özel
bir gelişme süreci, dinamikleri ile yapısal
farklılıkları vardır. Bu nedenle Batılılaşma,
gerekli altyapısı olmayan bir topluma, soyut
ve biçimsel bir üstyapı getirme çabasından
başka bir şey değildir. Köklü bir ekonomik ve
toplumsal devrim yapılmadan başlatılan
tepeden inme uygulamalar taklitçiliktir. Bu
ana fikir çerçevesinde "Devlet Ana"da Osmanlı
toplumunun kölecilik ve feodalizmden çok
farklı ve insancıl bir temel üzerine
kurulduğunu anlatmayı amaçladı. Diğer
romanlarında da "Türk insanı ve Türkiye özeli"
olgusunu ortaya çıkarmaya çalıştı.
* Toplumsal gerçekçi çizgide sürdürdüğü
yazarlık yaşamında eserlerinde yalın bir dil
kullandı.
Diyaloglarla
zenginleştirdi,
karizmatik karakterler yarattı. En üretken
romancılarımızdan biri oldu.
Yapıtları:
Roman:
➢ Sağırdere (1955)
➢ Esir Şehrin İnsanları (1956)
➢ Körduman (1957)
➢ Rahmet Yolları Kesti (1957)
➢ Yedi Çınar Yaylası (1958)
➢ Köyün Kamburu (1959)
➢ Esir Şehrin Mahpusu (1961)
➢ Bozkırdaki Çekirdek (1962)
➢ Kelleci Memet (1962)
➢ Yorgun Savaşçı (1965)
➢ Devlet Ana (1967)
➢ Kurt Kanunu (1969)
➢ Büyük Mal (1970)
➢ Yol Ayrımı (1971)
➢ Namusçular (1974)
➢ Karılar Koğuşu (1974)
➢ Hür Şehrin İnsanları (1976)
➢ Damağacı (1977)
➢ Bir Mülkiyet Kalesi (1977)
Öykü:
➢ Göl İnsanları (1955)
Notlar:
➢ Kemal Tahir’in Notları
Mektup:
➢ Kemal
Tahir'den
Fatma
İrfan'a
Mektuplar (1979)
TARIK BUĞRA (1918 –1994)
* Roman, hikâye, oyun ve fıkra yazarı.
* Tarık Buğra, ilk piyeslerini ve "Yalnızların
Romanı"nı askerliği sırasında yazmıştı.
1940’da
tamamladığı
roman,
1948’de
Çınaraltı dergisinde tefrika edilmişti. Ama
adı, bir iddia üzerine üç saatte yazdığı
“Oğlumuz”
adlı
hikâyesinin
1948’de
Cumhuriyet Gazetesi'nin açtığı yarışmada
ikincilik kazanmasıyla duyuldu. 1949’da
yayımladığı ilk hikâye kitabı Oğlumuz’u,
1952’de Yarın Diye Bir Şey Yoktur, 1954’te İki
Uyku Arasında, 1964’te Hikâyeler izledi.
* Kasaba yaşantısından, orta sınıf insanların ev
ve aile ortamlarından kesitler verdiği
hikâyelerinde, yoğun, şiirli bir dille aşk,
yalnızlık, uyumsuzluk gibi temaları işledi.
Olay örgüsünden çok iç gerçekliğe ağırlık
verdi. 1955’te çıkan "Siyah Kehribar"la romana
geçti.
* Kurtuluş Savaşı’na merkezden değil, bir
kasabadan baktığı Küçük Ağa’da (1963) yakın
tarihe resmi tarih anlayışının dışına çıkan bir
yorum getirdi. Bu romanın devamını 1967’de
Küçük Ağa Ankara’da adıyla yayımladı.
Firavun İmanı (1976), Dönemeçte (1978),
Gençliğim Eyvah (1979), Yağmur Beklerken
(1981) adlı romanlarında da Cumhuriyet’in
çeşitli
evrelerini,
demokrasiye
geçiş
sürecindeki çalkantıları konu edindi.
* Ortaoyuncusu “Komik-i Şehir” Naşit’in
hayatından yola çıkarak yazdığı İbiş’in Rüyası
ile 1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması’nda
başarı ödülü,
* Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş yıllarını
anlattığı Osmancık’la (1985) Milli Kültür Vakfı
Edebiyat Armağanı’nı,
* Yağmur Beklerken’le Türkiye İş Bankası
Büyük Ödülü’nü aldı. 1991’de Devlet Sanatçısı
unvanını aldı.
* Birey özgürlüğünü savunduğu Ayakta Durmak
İstiyorum (1966) ve Üç Oyun (1981) adıyla
kitaplaştırdığı piyeslerinin hemen hepsi
sahnelendi, romanları TV dizisi haline
getirildi. Fıkralarından seçmeleri Gençlik
Türküsü (1964), gezi notlarını Gagaringrad
(1962), dil ve edebiyat üzerine yazılarını
Düşman
Kazanmak
Sanatı
(1979),
denemelerini Bu Çağın Adı (1979) başlıklarıyla
yayımladı.
Yapıtları:
Hikâye:
➢ Oğlumuz (1949)
➢ Yarın Diye Bir Şey Yoktur (1952)
➢ İki Uyku Arasında (1954)
➢ Hikâyeler (1964, yeni ilavelerle 1969)
Tiyatro:
➢ Ayakta Durmak İstiyorum
➢ Akümülatörlü Radyo
➢ Yüzlerce Çiçek Birden Açtı – 1979)
Gezi Yazıları:
➢ Gagaringrad (Moskova Notları) (1962)
Fıkra ve Deneme:
➢ Gençlik Türküsü (1964)
➢ Düşman Kazanmak Sanatı (1979)
➢ Politika Dışı (1992).
Roman:
➢ Siyah Kehribar (1955)
➢ Küçük Ağa (1964)
➢ Küçük Ağa Ankarada (1966)
➢ İbişin Rüyası (1970)
➢ Firavun İmanı (1976)
➢ Gençliğim Eyvah (1979)
➢ Dönemeçte (1980)
➢ Yalnızlar (1981)
➢ Yağmur Beklerken (1981)
➢ Osmancık (1983)
Senaryo ve oyunu:
➢ Sıfırdan Doruğa-Patron (1994).
YAŞAR KEMAL (1922- …)
* Kullandığı sade Türkçe ile Türkiye’nin
yetiştirdiği en önemli romancılardandır. Asıl
adı Kemal Sadık Gökçeli'dir.
* O dönemde şiirleri Adana Halkevi'nin yayını
olan "Görüşler Dergisi"nde yayımlandı.
Ortaokulun son sınıfındayken okulu bırakmak
zorunda kalarak ırgatlık, amelebaşılık, pirinç
tarlalarında
su
bekçiliği,
arzuhalcilik,
öğretmenlik, kütüphane memurluğu gibi
işlerde çalıştı. Bu arada "Ülke", "Kovan",
"Millet", "Beşpınar" dergilerinde şiirleri
görüldü.
* 1940’lı yıllarda Adana’da çıkan Çığ dergisi
çevresindeki yazar ve aydınlarla ilişki kurdu
ve şiirleri o dergide de yayımlanmaya başladı.
Abidin Dino ve ağabeyi Arif Dino ile kurduğu
yakınlık onun düşünce ve edebiyat dünyasının
gelişimini etkiledi.
* Ramazanoğlu Kütüphanesi’nde çalıştığı
dönemde Orhan Kemal’le tanıştı. İlk öyküleri
“Bebek”, “Dükkâncı”, “Memet ile Memet”
1950’lerde yayımlandı. İlk öyküsü “Pis
Hikâye”yi ise 1944’te Kayseri’de askerliğini
yaparken yazdı.
* 1951 yılında İstanbul'a yerleşerek,
Cumhuriyet Gazetesi' nde fıkra ile röportaj
yazarlığı yapmaya başladı. "Dünyanın En
Büyük Çiftliğinde Yedi Gün" başlıklı
röportajıyla Gazeteciler Cemiyeti Özel Başarı
Armağanı'nı kazandı. O yıllarda öyküleriyle de
ilgi çeken sanatçının 1952 yılında "Sarı Sıcak"
adlı öykü kitabı yayımlandı. İlk romanı "İnce
Memed" 1955 yılında çıktı. 1955-1984 yılları
arasında
öykü,
roman,
röportaj
ile
makalelerinden oluşan 33 kitabı yayımlandı.
* Yaşar Kemal, ilk romanı "İnce Memed" ile
1955 yılında Varlık Roman Armağanı'nı
kazandı. 1974 yılında "Demirciler Çarşısı
Cinayeti" adlı yapıtı, Madaralı Roman Ödülü'
nü aldı. "Yer Demir Gök Bakır" Fransa'da 1977
yılında, Edebiyat Eleştirmenleri Sendikası
tarafından yılın en iyi yabancı romanı seçildi.
"Binboğalar Efsanesi" 1979 yaz dönemi için
Büyük Edebiyat Jürisi tarafından seçilen
kitaplar arasında yer aldı. 1982 yılında
uluslararası Del Duca Ödülü' ne değer görülen
Yaşar Kemal, 1984 yılında Fransa' nın Légion
D'Honneur nişanını aldı.
*
Yapıtlarında
Torosları,
Çukurova'yı,
Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini,
sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak
sorununu ortaya koyan yazarın betimlemeleri
yapıtlarının en önemli özelliğidir. Bu yöre
insanlarının ekonomik sıkıntılar ve güç doğa
koşullarındaki savaşımını insan-doğa-çevre
ilişkisi içerisinde ele aldı; giderek uzun
öykülere yöneldi.
* 39 dilde yayımlanmış olan kitaplarıyla,
dünya yazınında çok önemli bir yere sahiptir.
ESERLERİ:
ROMAN:
➢ Teneke (1955-1987)
➢ Beyaz Mendil (1955)
➢ İnce Memed I (1955-1989)
➢ Namus Düşmanı (1957)
➢ Ala Geyik (1959)
➢ Ölüm Tarlası (1966)
➢ İnce Memed II (1969-1988)
➢ Yılanı Öldürseler (1981)
➢ İnce Memed III (1984-1988)
➢ İnce Memed IV (1987/1989)
➢ Ortadirek (1960-1989)
➢ Demirciler Çarşısı Cinayeti (1974-
1990)
➢ Yumurcuk Kuşu (Kimsecik I, 1980-
1988)
➢ Kale Kapısı (Kimsecik II, 1985-1987)
➢ Yer Demir Gök Bakır (1963-1990)
➢ Üç Anadolu Efsanesi (1967-1987)
➢ Ölmez Otu (1968-1988)
➢ Ağrı Dağı Efsanesi (1970-1990)
➢ Çakırcalı Efe (1972-1986)
➢ Yusufçuk Yusuf (1975-1990)
➢ Al Gözüm Seyreyle Salih (1976-1990)
➢ Kuşlar da Gitti (1978-1990)
➢ Deniz Küstü (1978-1990)
➢ Hüyükteki Nar Ağacı (1982-1990)
ÖYKÜ:
➢ Sarı Sıcak (1952-1987)
RÖPORTAJ:
➢ Yanan Ormanlarda Elli Gün (1955)
➢ Çukurova Yana Yana (1955)
➢ Peri Bacaları (1957-1985)
➢ Bir Bulut Kaynıyor (1974-1989)
➢ Allahın Askerleri (1978-1987)




Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ders Notları Resimleri

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ders Notları Sunumları

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ders Notları Videoları

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ders Notları Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ders Notları Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Sponsorlu Bağlantılar
Yazı İşlemleri

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin